Serkan Tatar'ın Bu Haftaki Konuğu Onur Şenay - Magazinmatik.com
Röportaj

Serkan Tatar’ın Bu Haftaki Konuğu Onur Şenay

onur şenay

Serkan Tatar’ın bu haftaki konuğu  Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda tiyatro oyunculuğu yapmaya başlayan, 2008 yılına kadar orada görev yaptıktan sonra 2008 yılında Tiyatro ŞenAy’ı kurup, 2015 yılının son günlerinde Kamuran Akkor ile beraber kurdukları “Kats Sahne” de tiyatro, dizi ve sinemaya devam eden başarılı oyuncu Onur Şenay

ST: Nasılsınız? Tiyatro yeni projeler neler yapıyorsunuz?

OŞ: Teşekkür ederim. Malum pandemiden dolayı sezonu erken kapattık. Yeni sezonda hem kaldığımız yerden devam etmek hem de yeni projelerle sahnemizi güçlendirmek için yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Sürprizi kaçmasın diye şimdilik söylemiyorum 🙂

ST: Kats Sahne’de Cemal Hünal ile birlikte rol aldığınız Patron oyununuzun bu kadar sevilmesini nasıl sağladınız? Oyun devam edecek mi?

OŞ: Patron oyunu gerçekten fenomen haline geldi, uzun zamandır da oynuyoruz. Seyirci kendine çok yakın buldu karakterleri. İki mafya çalışanıyla birlikte yolda olmak ve bunu çok basit halde işlemek seyircide oyundan çok bir hayal gücü işlemesi yarattı. Farklı bir oyun tecrübesi. Bu oyun Cemalle birlikte biz var olduğumuz sürece oynanacak bir oyun.

onur şenay

ST: Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz? Aynı zamanda yönetmensiniz kamera önünde mi arkasında mı olmak daha keyifli sizin için?

OŞ: Tiyatroya gidip oyun izlemeye çok erken yaşlarda başladım.1993 de Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nun drama derslerine katılarak ilk deneyimimi yaşadım. Daha sonra kendi tiyatromu kurdum. Beş sene önce de KATS Sahne’ yi kurarak mesleğime devam ediyorum. Ben üretmekten hoşlanan bir insanım, hayal etmeyi severim. Bir de kurduğum hayali sahnede yada ekranda gördüğüm zaman bulunduğum yer değil başarı önemlidir. Ekip olmak harika bir şey.

ST: Sizin için Tiyatro ve şiirin anlamı nedir?

OŞ: Tiyatro, uykuya dalarken kendine fısıldadığın huzur ve kulağa kaçan sudur. Şiir: Şakası olmaz, gözün açıldığında kendini nerede bulursun bilinmez.

ST: Tiyatro, dizi, sinema.. hangisi sizi daha üretken kılıyor bir oyuncu olarak?
OŞ: Sahne daha üretken sanırım, sürekli ve kendini yenileyici olduğundan, gerçekle karşı karşıya olmak heyecan verici.

ST: Hayalinizde özellikle oynamak istediğiniz bir rol var mı?

OŞ: Her oynadığım oyunda bir çok farklı karaktere büründüm. Çok şanslıyım hepsi birbirinden farklıydı. Hiç birisini de “Bir de şöyle karakter oynayayım” diye çıkarmadım. O yüzden yeni gelecek karakteri sabırsızlıkla bekliyorum. Bir gün beni çok isteyen bir karakter beni bulacak, biliyorum. Böyle düşünmek daha hoşuma gidiyor.

ST: Hayat felsefeniz nedir?
OŞ: Bu sefer ne yapsam…

ST: Güven Başarı Sevgi’nin sizde ki anlamı nedir?
OŞ: Doğru bir yolda gitmenin en önemli maddeleri.

ST: Bugüne kadar oynadığınız roller de en sevdiğiniz karakter hangisiydi?
OŞ: Aşk Listesi diye oynadığımız bir oyunda Devrim isimli dizi yazarı ve çılgın aşık karakterini çok sevmiştim. Oynaması harika bir duyguydu.

ST: Kats Sahne’de hangi oyunlar oynanıyor? Tiyatro izleyicisinin ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
OŞ: Kats Sahne repertuvarı çok geniş bir sahne ve ayda ortalama 50 oyun görüyor. Sahnemizi sadece kendi adımıza değil ihtiyacı olan her tiyatro ile paylaşıyoruz. Seyirci olarak da oyunlarımız hiç boş kalmıyor. Aldığımız reaksiyondan çok memnunuz.

ST: Dünya ve ülkemizde aynı sahneyi paylaşmak rol arkadaşı olmak istediğiniz isimler var mı?
OŞ: Winona Rider ve Johnny Deep ile oynamak fena olmazdı.

ST: Kitap yazmayı düşünüyor musunuz?
OŞ: Zaman karar verir sanırım, şimdilik “Yazmam lazım” diye bir baskı hissetmiyorum.

ST: Kendinizi en iyi anlatan 3 kelime ne olur?
OŞ: Kendimi düşündüm düşündüm üç kelimeye sokamadım. Kısaca diyelim ki “Hayat her şeye rağmen çok güzel”.

ST: Ben aynı zamanda milli boksör ve antrenörüm. Siz Boks sporunu takip ediyor musunuz? Sevdiğiniz boksörler var mı?

OŞ: Boks maçlarına işin açıkçası karşılaşırsam bakıyorum. Daha çok Kraw Maga yada kılıç sporu ilgimi çekiyor.

ST: Hangi sporlar ile ilgileniyorsunuz nasıl bir beslenme düzeniniz var?
OŞ: Kılıç, atlı okçuluk, yüzmek ve basketbol oynamak en sevdiklerimden. Ama bu ara tuhaf bir şey oldu ve spor olarak marangozluk yapmaya başladım. Çok eğlenceli, herkese tavsiye ederim. Çöpte bulduğum bir sürü koltuğu da kaplayıp sokağa bıraktım. İnsanlar terk ettikleri koltukları geri almaktan çok mutlu oluyorlar. Sanırım bu ara spora bakışımda tuhaflıklar oluşmuş.

ST: Hayattan aldığınız en büyük ders nedir?
OŞ: Hangisi daha büyük ders oldu bilmiyorum ama bildiğimden dönmemek hep işime yaradı.

ST: Özel hayatınızdan biraz söz eder misiniz? Aşkın sevgi ve saygının beraberliklerde huzurlu ve kalıcı olması için nelere dikkat edilmeli size göre?

OŞ: Bence olduğunuz gibi olmalısınız. Fazlası yada eksiği olmamak lazım hayatta. İşiniz, aşkınız, aileniz hatta kendiniz. Olmadığınız kişiyi olmayı kabul etmiyorlar.

ST: En büyük korkunuz ve en büyük tutkunuz nedir?
OŞ: Öyle bir korktuğum bir şey bulamadım düşününce. Tutkum ise elimden geldiğince doğru olmak.

ST: Son olarak sizi sevenlere ve magazinmatik.com okurlarına söylemek istedikleriniz neler?
OŞ: Benim şansım her zaman istediğim şeyleri yaparak mutlu olmamı sağladı. Yeter ki yapmak isteyin ve ötelemeyin. İnadımıza kimse dayanamaz.

Milli Antrenör Boksör Oyuncu Serkan TATAR