Serkan Tatar'ın Bu haftaki Konuğu Haberci Şule Zeybek - Magazinmatik.com
Röportaj

Serkan Tatar’ın Bu haftaki Konuğu Haberci Şule Zeybek

şule zeybek röportajı

Bu hafta konuğumuz oldukça geniş bir aileye mensup Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’in kızı Aydın Doğan’ın eşinin yeğeni spiker haberci tv programcısı Şule Zeybek bizler ile birlikte.

ST: Nasılsınız? Sizi uzun zamandır ekranlarda göremiyoruz bunun sebebi nedir? Yeni projeleriniz var mı?

ŞZ: merhaba. Tesekkur ederim. Boylesi bir dönemde ne kadar iyi olunursa, o kadar iyiyim. Evet son projemiz “şule ile vitrindekiler” idi. Ekipçe çok severek, eğlenerek yaptık. Sonra bir nadas dönemi, ardindan küresel salgın derken ara vermiş olduk. Yine televizyonda birtakim projeler var, degerlendiriyoruz.

ST: Türkiyenin yakından tanıdığı bir aileden geliyorsunuz? Yakınlarınızın meslek hayatınızda size artı ve eksileri neler oldu?

ŞZ: 😊 ailemde siyasetçiler hep oldu. Keza babam Namık Kemal Zeybek de, yillarca kaymakamlik, müsteşarlık kültür bakanlığı, devlet bakanlığı yapmış, devletin içinden gelen ve siyasi gecmisi olan bir kişilik.. habercilik yaptigim 20 yılı aşkın bir süre, bu dunyaya yakin olmamın ekmegini yedim. Teyzemin eşi aydın doğanın medya sektöründe olmasi da bana buralarda var olma kapilari acmistir. Bunlar gercekler.. ama kendime haksızlık yapmamak adina işin bir başka boyutunu da soylemek isterim. Yillar boyunca, herkesten cok calisip herkesten az para aldım. Sagduyu ve yetenek sahibiyim. Insan iliskilerim iyidir. Yani evet bana kapılar açıldı ve bu benim şansımdı. Ama ben de iyiydim..

şule zeybek röportajı

ST: Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezunsunuz. Basın yayın ile nasıl tanıştınız*

ŞZ: sosyoloji, toplum bilim.. cok severek okudum. Ve yaptigim işte, bunun da bana büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Çünkü sosyoloji okumak insana, toplumsal davranışları analiz yeteneği kazandırıyor. Basin yayinda okumuş bir çok arkadaşımdan duymuşumdur ki, okulda değil, her seyi çalışırken öğrenmişlerdir. Yani bu da Türkiye’nin bir gerçeği.. okullarımız ne yazik ki gelecege, meslek hayatina hazırlamada biraz zayıflar..

ST: Ekranda olmadığınız süreçte neler yapıyorsunuz?

ŞZ: Resim yapmaya hep merakim vardi. Bunu devam ettirirken, bir yandan da seramik eğitimi almaya başladım. Derken heykele geçiş yaptım. Bütün bunlar, özellikle bu küresel salgın süresince beni ayakta tutan muhteşem uğraşlar oldu. Cok seviyorum.. televizyon projeleri devam ederken de ozellikle heykeli bırakmayacağım..

ST: Televizyon sihirli bir dünya başlı başına unutamadığınız en zor anınız ve en keyif aldığınız bir anınızı paylaşırmısınız bizler ile*

ŞZ: Televizyon, ekran önü buyuk bir aşk.. ve böylesi bir aşkla çalıştığınız bir işiniz olmasi herkese nasip olmaz.. bu nedenle hep şükrederim.. anı denince aklima gelen ilk şey, haber spikerligimin ilk yillarina ait.. Büyük basariyla müsteşarlık yapmış bir babanın kızı olarak, canli yayinda “müsteşar” diyemedim.. herhalde 5-6 kez inatla demeye calistim. Ama dil takıldı bir kere.. müş müş müş.. 😁komikti gercekten.. keşke kaydı bulsam da sosyal medyada paylaşsam.. ha bir de yillar sonra acik studyoda “arkadaslar sessiz olalim lutfen” uyarım var. Şahan’ın da taklit ettiği.. ama ne yapayim tutamadim kendimi.. 🤓

ST: Medya büyük bir değişim halinde tv ler eskisine nazaran popülerliğini kaybetti gibi görünüyor ve herkes kendi medyasını sosyal ağlarda oluşturmuş durumda sizin bu konuda düşünceleriniz neler?

ŞZ: dogrudur, dönüşüm kaçınılmaz. Kucuk Oglumu enes baturun film galasina gorurdugumde ozellikle gordum ki, bu nesil, televizyon karakterlerini bilmiyor, youtube fenomenleri ise onlar icin “elvis presley” gibi bir şey.. bu ne kadar sürer, youtube yerine baska platformlar mi devreye girer bilmiyorum. Ama nufusun buyuk cogunlugu hala televizyon izliyor. Yani televizyon yasamaya devam ediyor. Benim de bir youtube kanalim var cok aktif olmayan. Birkac komik video koydum. Ama biliyorum ki ben bir televizyon karakteriyim. Orada varlik gostermeye devam edecegim..

ST: Herkesin bilmediği Şule Zeybek nasıl biri kendinizden bahsedermisiniz?

ŞZ: kimler ne kadarini biliyor milmiyorum. Ama dışardan biri gibi ben kisaca ŞULE’yi anlatayim. Bir kere dürüstlüğe çok önem verir. Dozu kacmış bir abarti bile onun icin “yalan”dir, ki yalandan nefret eder.. sağduyu sahibidir. Olayları analiz etme yetenegi vardır. Vicdanlıdır. Hayvan dostudur. Kürk karşıtıdır. Doga icin ici titrer. Cok para harcadığı nadirdir. Marka duskunlugu hic yoktur. Internetten alisveris yapmayi sever. Evde dolap kapi renk degisikligi yapmisligi, duvar boyamisligi vardir. Tirnaklarini kendisi yapar. Iki seferdir sacini da kendisi boyuyor.. komiktir, eglencelidir. Tatli kızdir kendisi. Tersi pistir..😁

ST: Spor ve beslenme ile aranız nasıl? Ben milli boks antrenörü ve oyuncuyum boks sporuna bakış açınız nasıl?

ŞZ: saygilar hocam..☺ yemek yemegi cok sevip spor yapmaktan bu kadar uzak baska insanlar da vardir eminim. Yani dunya uzerinde yalniz degilim. oto kontrollu insanlara bayilip, uzaktan hayranligimi sunuyorum..

ST: Bugüne kadar medya ve tv de en çok keyif alarak çalıştığınız kişi kimdi?

ŞZ: ben keyif insaniyım.. yaptigim her işte ekip arkadaslarimla cok iyi anlaşıp eglendim. En agir isleri bile eglenceli hale getirdik beraber..

ST: Sizi en çok ne mutlu eder ve en çok neye kırılırsınız?

ŞZ: dostlar meclisinde olmak beni cok mutlu eder. Yine Dostlarim tarafindan anlasilmadigimi dusunursem kirilirim

ST: Tüm dünya pandemi süreci ile zorlu bir sınav veriyor pandemi süreci size ne kattı ya da sizden neleri aldı-

ŞZ: vejetaryen oldum. Bir coklari gibi Ic dünyama daha cok yoneldim. Rutinlerimizin, sıradanlarımızın ne kadar degerli oldugunu anladim. Zorlu bir surec küresel salgin.. ama ben dunyanin ve insanin daha parlak ve daha guclu cikacagini dusunuyorum bu surecten. Karanlik, tehlikeli bir tunelden geciyoruz. Ama tunelin ucunda ışık var, daha guzel bir dunya var..

ST: Kadın erkek eşitliğine inanıyormusunuz? Duygusal ve mesleki anlamda?

ŞZ: ben bir feministim. Bu, kadin erkek esitliginden çok, eşit haklara sahip olmasi gerektigine inanmak.. tabi ki farklilar, bazi konularda erkek, bazi konularda kafin üstün.. ama hicbir cins digerinin uzerinde üstünlük kuramaz. Erkek icin “normal” olan şey, kadin için “ayıp” olamaz. Iki oglum var, ikisini de bu zihniyette yetistirmeye calisiyorum. Insallah her erkek annesi bunu yapar ve gelecekler daha aydinlik olur..

ST: Hobileriniz ve korkularınız var mı? Varsa neler?

ŞZ: hobilerim daha once soyledigim gibi resim, seramik, heykel, mobilya boyamak vs.. fobilerim ise böcekler ve derin deniz..(deniz canlilarindan dolayi) 🙈 ha bu arada evet, bazi hayvanlardan cok korkuyorum. Ama onlarin da yasam haklarının savunucusuyum. Avciliga karsiyim. Asla bir Spor degildir

ST: Son olarak magazinmatik.com okurlarına neler söylemek istersiniz?

ŞZ: hepsine sevgiler..

Milli Antrenör Boksör Oyuncu
Serkan TATAR