Serkan Tatar'ın Bu Hafta Konuğu Ressam ve Moda Tasarımcısı Emre Ertürk - Magazinmatik.com
Röportaj

Serkan Tatar’ın Bu Hafta Konuğu Ressam ve Moda Tasarımcısı Emre Ertürk

Serkan Tatar’ın bu hafta konuğu, Dünyaca ünlü Ressam ve Moda Tasarımcısı Emre Ertürk, yepyeni projesi ile ilgili sorularımıza cevap verdi.

ST: Hollywood’lu unlulerin ve Avrupa sosyetesinin yillardir severek kullandigi ; canta, aksesuar, gozluk, tasarimlarinizin yani sira, gectigimiz aylarda (Subat 20 2020) TINA mucevherat ile ortaklasa, basarili bir mucevher koleksiyonuna imza attiniz, once bu guzel projenizden bahseder misiniz.

EE: Çocukluk arkadaşım Esra Moreno, Türkiye’nin ilk kadın tasarımcı mücevher markası TINA’nın kızı. 25 yıl ben ve Annemin ortaklaşa çalıştığı gibi, Esra da yılladır Annesiyle birlikte emek veriyor. Yürüdüğümüz bu yaşam yolculuğunda benzer noktalarımız var. Tamamen güzel hislerle iki markayı bir araya getirerek, enerjisi yüksek, özel bir koleksiyon ortaya çıkardık. Emre Ertürk NewYork’un dünyaya yayılmış olan uğur ve şans simgelerini farklı mücevher tasarımlarında hayata geçirdik. Başarılı bir giriş yaptık, koleksiyonumuz gerçekten beğenildi. Pandemi ile zorunlu ara versek de Eylül’de yine harika etkinliklerde koleksiyonumuzu mücevher severlere ulaştırmaya devam edeceğiz.


ST: Four Seasons Hotel’de, aralıklarla yenilenen karma Resim Sergilerinde de adiniza ve calismalariniza rastliyoruz. Hem Tasarimin, hem Resimin yasaminizdaki yeri ve onemi nedir? Gizem Tatlıcı ve Hülya Şekercioğlu’nun ortaklaşa, Four Seasons Bosphorous’da düzenlediği, Collectable Art & Design karma sergilerinin bir sanatçısı da benim. Ikili, Collectable Art & Design, bünyesindeki Ressamların çalışmalarını, karma sergiler eşliğinde sanatseverlerle buluşturuyor. Four Seasons gibi bir markanın çatısı altında, bu sergilerde, yer almak ise gerçekten bir ayrıcalık. Resim, 26 senedir aralıksız, Ingiltere, Amerika, Türkiye’de sergiler açarak devam ettirdiğim ilk göz ağrım, Tasarım ise yaratımlarımın daha çok insana ulaşmasını sağlayan hayatımın en değerli araçlarından, vesilelerinden. Moda Tasarımında adımın sıkça geçmesi Resim Sanatının daha farklı bir kesime hitap ediyor olmasından ve dünyaca ünlü isimlerin çanta,aksesuar,gözlük, gömlek tasarımlarımı çok sevmesinden dolayı oluştu. Tasarım markam Emre Erturk NewYork’u 2000 yılında Resim sanatımı yaşatsın diye NewYorkta kurdum.

SS: New York Parsons School of Design Akademisinde derslerde rol model tasarim markasi olarak islendiniz. Bu nasil gelisti ve dunyaca unlu bir egitim yuvasinda rol model olarak isleniyor olmak nasil hir duygu?
EE: Eğitimin minik bir kısmında dahi yer almak ve insanlara örnek olmak, onları motive edebilmek bence en oturaklı sevinçlerden. Kendimle gurur duyuyorum çünkü derslerde kendi ülkelerinden bir örnek işleyeceklerine Istanbul doğumlu bir Sanatçıyı kendilerine örnek almaları gerektiğini deneyimlediler.
ST: Simdilerde Gea City Akademisi ( Gelisim, Erisim, Acilim Akademisinin kurucusu Merva Onur ile ortaklasa yeni bir projeye daha imza atiyorsunuz. Bu birliktelik nasil gelisti/basladi ?
EE: Pandemi ve sokağa çıkma yasağı başlamadan önce Bebek’te yer alan Sweaters Hub’da Merva Onur’un, Cumartesi günleri Nefes terapilerine zaten gitmeye başlamıştım. Mart başında, yakın arkadaşım Esra Üstünkaya ile sevgili Mert Vidinli’nin partysine gittik. Party’de Mert’in yakın arkadaşı Şeyma Subaşı ile çok güzel bir ayaküstü sohbetimiz oldu. Buraya kadar herşey normal, ancak bir kaç gün sonra Türkiye’de enfekte olanların sayısı açıklanmaya başlandı ve Şeyma’nın erkek arkadaşının da Türkiye’de olduğu, ve ikisinin de Italya’dan gelip, karantinaya alınmadan gezip tozdukları yazılıp çizildikçe, gerildim. Bana eyvah, yandın, aynı party’deymişsiniz filan diyenleri o ‘ anki şok psikolojisiyle nasıl kale aldıysam artık, korkmuşum.. Açıp Mert’e de bir şey sormadım çünkü korkarak aramak, sevdiğimiz insanları zan altında tutmak sayılabilirdi. Şimdi geçti etkisi. Okuyan herkes anlar ne demek istediğimi. Öyle korkuttular ki genel herkesi… Herkes paranoya oldu. İşte tam da o’ günlerde duydum ki Merva Onur Zoom üzerinden anti-virüs, anti-Corona nefes terapisi programına başlıyor. Soluğu Zoom’da aldım. 3 aydır düzenli Altın Nefes ve o’nun diğer programlarına giriyorum. Ben öğrendiklerimi uyguladıkça, Merva da gidişatımı beğenince, ortak bir ilham geldi ve Merva’nın kurucusu olduğu Gea City Akademisi çatısı altında çok özel bir program geliştirdik.
ST: Gea City Akademisinde 7 Temmuzda baslayacak olan genis icerikli ortak ders programinda katilimcilara neler vaad ediyorsunuz?
EE: Dört beden; zihin,bilinç,duygu,vücut, ahenk içinde hepbirlikte güçlendiğinde, yaşamda akış başlıyor. Doğru beslenme ve haraket tekniklerini de bu özel programın içinde bir bütün halinde derledik. Alanında uzman, degerli 4 egitmenle, 4 bedene, var oluşun mükemmelligini sunmak üzere yola çıktık
ST: Altin Nefes’in ne gibi faydalarini gordunuz?
Nefes’i Meditasyondan, Yoga’dan, Spordan ayiran ozellik/ler nedir?
EE:Yaşamımdaki blokajların detaylı bir şekilde hangileri olduğunu buldum. Hiç beklemediğimiz, daha doğrusu zihnimizin egomuz ile flört ederek, yıllardır geri plana ittiği negative bir deneyimimiz meğer bizi aşk yaşamaktan geri koyabiliyor. Altın Nefes ile bunlara şahit oluyoruz. Başka oluşumlarda da bunları duyduk ama hiç biri bu kadar açık seçik, Altın Nefes sayesinde, puzzle’ın bir parçası olarak karşımıza çıkmadı. Ve Altın Nefes ile ihtiyacımız olmayanı nasıl bırakacağımızı öğrendik. Spor, meditasyon, yoga hepsi çok değerli ve yaşamım da hepsi var ancak Altın Nefes gerçek ve keyifli bir yaşam yolculuğu iksiri.
ST: Gea City ders programi sonunda sertifika alacak olan katilimcilar ayrica sizin dersinizde yaptiklarini ozel bir sergi ile sergileyebiliyorlar. Bu kisimdan bahseder misiniz?
EE: Benim dersim Nefes dersinden sonra. Nefes’in açılmasıyla birlikte bu yaratıcı ve sanatsal pratik ile anda, yaşamımızda dönüştürmek istediğimiz ne var ise; çizim,form,doku,hikaye ile mühürlüyerek bakış açımızı değiştiriyoruz. Katılımcılar sertifikalarını alırlarken, bir de benimle beraber yaptıkları mühürlemeleri özel bir sergi ile sergileyebilecekler. Bu da çalışmamızı kalıcı yapacak. Unutulmaz bir anımız olacak. Ve çok eğleneceğiz.
ST: 7 Temmuzda baslayacak egitim gelisim programinizla ilgilenenlere ozel bir mesajiniz var mi?
EE: Dünya bam başka bir enerji şiftine geçti. 7 Temmuz’da başlayacak olan, eğitim ve gelişim programıyla, hem fiziksel, hem de ruhsal sağlığımızı koruyacağız. Bu program önümüzdeki 10 yıla uyumlanmak ve akışta kalmak isteyenler için tasarlandı.
ST: Boks sporuna bakış açınız nedir? Türkiye de Dünyada sevip takip ettiğiniz boksörler var mı?
EE: Boksun tarihte 5000 yıllık geçmişi olduğunu okumuştum. Ring de çok iyi boks yapanların nedense normal rutinlerinde melek gibi olduklarını düşünüyorum. Sanki boks esnasında defansı komple deneyimledikleri için normal hayatdaki hassas olayları daha kolay tolere edebiliyor olabilirler. Bir de nedense Boks bana kan akmadığı sürece deri eldivenleri, renkli şortları ve altın kolyeleri ile şık geliyor. Türkiye’de boks sporunu Türk insanına en cool şekilde, sevdirmek için bir proje ilhamı gelmişti. Kağıda döktüm, hazır. Bu projeyi de kısa süre içinde sizinle birlikte hayata geçirmek istiyorum. Türkiye’de en cool boksör sizi tanıyorum.
ST: Hayat felsefeniz nedir?
EE: Sev, Sevil, Yarat, Kazan, Paylaş
ST: Güven Huzur Adalet kavramlarının sizin için anlamı nedir?
EE: Huzur kendi içimizde sağlayabileceğimiz harika bir his, Genelde ailesine, çevresine, etik olan insan, içinde huzurlu oluyor. Güven, kendini sevmeyen insanda var olmaz. Adalet Teyze bizim eski komşu.
ST: Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?
EE: Bilim ve Güzel Sanatların ekstra güçleneceği bu yeni dönemde, eskisinden çok daha fazla insan Güzel Sanatlar ve Bilim ile ilgili enerjilere, konulara, etkinliklere, doğru çekilecek. Eğer çocuklarınız Resim ile hikaye anlatmaya merak salarsa lütfen onları yollarından caydırmayın. Bırakın Sanatçı olsunlar. Çok yakın zamanda anlayacağız neden Sanatçı olmak, Sanatçı kalmak önemlidir diye.

Milli Boksör Antrenör Oyuncu Serkan TATAR