Televizyon Tellendi Yazarlar

Mış Gibi!

 “Ne düşünür ve istersen sanki sahipmişsin gibi yap, gerçekleşir” mottosu… Çekim Yasası…

Düşüncelerin hayatımızı doğrudan değiştirebileceğine inandığımız sistem. Hatta bu konuda yazılan bir çok kitap 30 milyona yakın kopya sattı.

Hatta hatta birçok dile çevrildi.

 

Yani milli piyangodan ikramiye çıksın istiyorsunuz diyelim; çıkmış gibi düşünüp davranacaksınız :))

aslında çok “deli”ce duruyor di mi?

Ama bu “deli hali” neredeyse herkes yapmaya başladı artık :))

 

Nasıl yani diye soruyorsunuz şimdi.

Ne yapalım çekim yasasını?

Özetle nereye bağlanacak bu konu?

 

Efendim şöyle;

 

Etrafımız içeriği dolu olmayan, doğru düzgün yeteneklerle bezenmemiş, hatta sanal ortamlarda olduğundan  farklı görünen insanlar ve olaylarla dolu. (istisnalar her olay ve her durum için vardır  elbette)

 

Önce kendisinde olmayan beceri, bilgi, görgü ve yetenekleri varmış gibi, yapmadığı işleri yapmış gibi, anlatarak; ardından da tüm bunların gerçek olduğu yalanına kendisi de inanarak o havada yaşamaya başlıyor!

 

Bu durum ünlü/ünsüz bir çok kişi ve olaylar için  geçerli.

 

Biz bu durumun sonuç kısmına bakacak olursak;

Kişiler bu davranışları sonucunda,

 

Tanınmışlık (?)

Ün (?)

Beğenilmek (?)

Para (? )

Ve başarıya (?)

 

ulaşıyorlar mı sizce?

 

Evet evet ulaşıyorlar…

 

Ama bu durum;  bir çok patalojiyi de içinde barındırdığı için artık adına “başarı” mı demek lazım, bu da ayrı tartışma konusu olabilir elbette.

 

Hatta sadece insanlar değil, kurumlar dahi bu hızlı başarının etkisinden etkilenerek  doğru stratejinin böyle olduğunu düşünmeye başladı neredeyse.

 

Etik filan hak getire… Liyakat mı? O da ne?

 

Ve ne yazık ki sonuçlar yine iyi…

 

Terfi!

Yüksek maaş!

Her an iş bulma durumu!

Ve liste uzayıp gidiyor…

 

Bir süre sonra sağlıklı düşünenlerin de  algıları bozulmaya başlıyor.

 

Zaten farklı düşünen, emek harcayan insanları anında sistem dışına itiyorlar…Çünkü sistemde kalsalar kendi acizlikleri “iyot” gibi açığa çıkacak muhtemelen. Dolayısı ile sistem dışına itilen bu insanlar da  kendilerinde hata arayarak kendilerini eksik ve başarısız hissetmeye başlıyor. Ve evet kendi algılarını bozmaya başlıyorlar.

 

Çalışmak, zeka, eğitim, yetenek… bunlara yer bile yok artık yolculuğumuzda… çünkü algılar bozuldu bir kere!

Kısa yoldan başarıya gitmek!

“Başarıya giden yol” üstüne artık başka değerler yerleştirmiş olduk çünkü!

 

Ve Çekim Yasasındaki  gibi;

 

Oluyor mu? OluyorJ

 

Soruyorum o zaman!

 

Başarıya giden her yol mübah mıdır?

 

Sevgi emek midir?

Emek nedir?

 

Çocuklarımıza liyakatı anlatalım di mi…

 

 

Betigül Ceylan

televizyontellendi@gmail.com

Yorum Yap