Hüzün Sarısı Yazıyor...

Hüzün Sarısı Yazıyor…Tırnak Bakımı ve Haftanın İn-Out’ları

Merhaba

Yine ben geldim; yine güzellik ile ilgili söyleyeceklerim olacak ve tabii haftanın in ve out ünlülerinden bahsedeceğim.

Bugün size tırnak bakımı ile ilgili biraz bilgi vermek istiyorum. Tırnaklarınızı uzun kullanıyor olsanız da, kısa kullanıyor olsanız da, eğer bilmiyorsanız bu bilgiler size lazım olacak. Hemen başlayalım…

Öncelikle belirteyim; fotoğrafta gördüğünüz tırnaklar bana ait. En basit kural tırnaklar kesildikten sonra törpülenir, net! Sadece kesilmiş halde törpülenmeden bırakılırsa görüntü pek hoş olmaz. Tırnakların beyaz görünmesi, temiz görünmesi için haftada bir defa diş macunu ve fırçası ile temizlemek gayet uygundur.

Devam edelim… Ojenizi günlerce tırnağınızda tutmayın, bir süre sonra tırnaklar sararır ve kötü bir görüntüye sahip olur. Aseton ile tırnaklarınızdaki ojeyi sildikten sonra ellerinizi mutlaka yıkayın, her ne kadar asetonsuz oje silici diye geçen ürünler satılıyor olsa da siz yine kimyasalı tırnaklarınızdan arındırın.

Bakım detayına geçelim. Tırnak bakımı için öyle aman aman, pahalı ürünler almanıza gerek yok. Manikür öncesi ılık suya biraz zeytinyağı biraz limon suyu ekleyerek bakım kürünüzü evde hazırlayabilirsiniz.  Elleriniz bu karışım içinde 15 dakika tutup, tırnak etlerinizi geriye iterek tırnak bakımınızı tamamlayabilirsiniz. Eğer tırnak etlerinizi kesiyorsanız yine aynı işlemi yaptıktan sonra kesebilirsiniz. Eğer bugüne kadar tırnak etlerinizi hiç kesmediyseniz, bunu asla önermem. Bahsettiğim işlemle onları iterek de güzel bir görüntü yakalayabilirsiniz. Aksi halde tırnak yatakları bir süre sonra genişliyor ve çirkin bir görüntü çıkıyor ortaya.

Bir de tırnak kırılmaları için neler yapılabilir ondan bahsedeyim. Bu konuda en büyük yardımcımız jojoba yağı. Dipten kırılmalarda kurtarıcı diyebilirim. Tırnak bakım rutinimize eklersek, oldukça faydalanacağınız doğal bir yağ. Ayrıca tırnak sertleştirici ürünler de kullanabilirsiniz, oje altına. Yine yukarıda bahsettiğim zeytinyağı ve limon kürünü de ihmal etmemek lazım.

El ve tırnak bakımını anlatan bir video çekmiştim onu izlemek istersen tam burayı tıklayabilirsiniz.

Şimdi de haftanın yükselen ve alçalan isimlerinden bahsedeyim size ve bu isimleri neden seçtiğimden.

Öncelikle haftanın in ismini söyleyeyim Ayşenur Yazıcı. Neden Ayşenur Yazıcı? Evet, yaptığı her iş başarılı, her zaman başarılı ama bu köşeye konuk olmasının nedeni insan tarafı. Nasıl diye düşünüyorsunuz biliyorum, hemen anlatayım. Yazıcı bir süre önce kendi adını taşıyan temiz içerikli ürünlerini piyasaya çıkardı. Ve bu ürünlere ambalaj olarak kutu, karton veya poşet değil el emeği keseler kullanmayı tercih etti. Köy kadınlarının işlediği bu keseler Ayşenur Yazıcı ürünlerinden alanlara ürün ambalajı olarak geliyor. Peki, bu ne demek? Doğa dostu olmak demek, köy kadınlarına ek gelir kaynağı demek! Böyle bir düşünce ve kararı görür de, örnek olması için buralara taşımaz mıyım? İyi ki bizim ülkemize aitsin Ayşenur Yazıcı, iyi ki varsın!

Gelelim haftanın en çok konuşulan isimlerinden biri olan Mehmet Akif Alakurt’a. Tabii ki haftanın out ismi olarak.

Bilenler zaten biliyor. Hem bilmeyenler hem de konu hakkındaki düşüncemi öğrenmek isteyenler için yazıyorum.  Hatırlayalım; Alakurt, Sıla ve Adanalı dizilerinde isim olmuş bir oyuncuydu, sonrasında oyunculuğu bırakmış Brezilya’ya yerleştiği söylenmişti.  O gün bugün sesi soluğu çıkmıyordu, benim bildiğim. Geçenlerde bir İnstagram paylaşımı yaptı ki, inanılır gibi değil. Nasıl bir tecrübe yaşadıysa, Türk kadınlarını hedef gösteren çirkin bir açıklama yaptı. Evet kötü şeyler yaşamış olabilir bunu bir Türk kadını da yapmış olabilir ama genelleme yaparak paylaşması tepkilere neden oldu. O kadarla da kalmadı, ‘senin annen de Türk kadını’ diyenlere gayet saçma ve gereksiz bir cevap verdi. M.Ali Alakurt hızını alamadı, takipçilerinin mesajlarını paylaşmaya başladı, üstelik hakaret dolu cümlelerle. Oynadığı Adanalı dizisi izleyicilerine aşağılayıcı cevaplar, hakaretler. Ona ‘o dizi ile tanındın bu kadar takipçin oldu’ diyenlere de hakaret tabii ki… Bir de magazin programı sunucuları Ece Erken ve Bircan Bali için söyledikleri inanılır gibi değil. Umarım bu isimler gerekli yasal haklarını kullanır.

 

Olay ilk gerçekleştiğinde, tekrar setlere dönecek sanırım pr yapmaya çalışıyor diye düşündüm. Öyle ya; bazı insanlar için iyi reklam kötü reklam fark etmiyor. Sonra gördüm ki Alakurt ciddi yara almış ve çok ciddi doluymuş. Ona şunu sorarım; bugün en çok kullanılan bir sosyal medya platformunda mavi tik alabildiysen ve o kadar takipçin varsa bunu Adanalı ’ya ve Adanalı izleyicisine borçlusun, hayırdır? Kime kızdıysan onunla gör hesabını, çirkinleşmenin manası nedir? Şimdi neyi bekliyorum biliyor musunuz? Yeni bir paylaşım yapıp ‘hesabım başkasının eline geçmişti, yeni kurtarabildim. İstemeden yaşattıklarımdan dolayı herkesten özür diliyorum’ demesini. Olur mu olur, ne dersiniz?

Haftaya yeniden görüşmeyi diliyorum.

Sevgiler

Yorum Yap